| Mektup Nasıl bırakıp gittim seni ve buraları ülkeme
giderken? Kolay mı sandın arkasını dönüp gitmenin? Dönüp geleceğin
biri varsa, yüzünü, sesini, kokusunu bildiğin ve içten ve amansızca
sevdiğin biri varsa işte o zaman gitmek de kolay gelmek de. Hangi
çaresizlik bağlar kollarımı böyle bir daha, bilemem?
Hangi amansız sevda beni böyle çaresiz bırakır ki bir daha? Nerden
geldin güzel bir bahar günü yüzünde ve yüreğinde bana baharı getirerek?
Hangi dokunuştu beni sana bağlayan ve hangi öpüştü aklımı başımdan
alan? Hani o ateşler içinde yattığım geceyi anlattım ya sana, hani
gecenin o beklenmedik anında gelişini beklediğimi anlattım ya sana.
O yüreğimi umutla dolduran geceyi… gelemeyeceğini bile bile beklerken
seni…En güzel sözleri ve duyguları sana söyledim ve seninle yaşadım…
Soğuktan titreyerek ve burunlarımız akarak buluştuğumuz o anları
nasıl unutabilirim.
O sokak araları, o kaldırımlar ve küçük otobüs durağını nasıl unutabilirim?
Biz olmadan ne anlamı kalır buraların. Varlıklarımızla anlam verdik
ve hayat aşıladık buralara. Bu ne amansız bir sevdaki beni uyutmuyor
ve senin bir daha olamayacağını düşündükçe geceleri yüzyıllara dönüştürüyor.
Yüreğimi sıkan beni umutsuzluğa düşüren sensizlik her gün daha da
çoğalıyor ve boğuyor beni. Bazen tam uyurken aklıma geliyor sensizlik
yataktan fırlarcasına ayağa kalkıyorum. Pencereyi açıp uzak ışıklara
bakıyor, gürültüyü ve şehri penceremden içeriye alıyorum yanlızlığa
karşı. Sanki hücredeki bir mahkum gibi dolanıp duruyorum odamda.
Sanki nefessiz kalıyormuşum, sanki birazdan ölecek gibi…İşte o anlarda
pencereyi açıp bağırmak geliyor içimdem. Yoksa nasıl atarım bu çaresizlik
duygusunu ve nasıl uyurum sen olmadan gecelerce. Yoksa karanlıklar
tutup kollarımdan tutsak ederler kendilerine. Sensin beni kurtaracak
ey güneşim.
Hiç hatırlamıyorum bu kadar çaresiz olduğumu. Hiç yaşamadım bir
sevdayı bu kadar derin..Ama bu çaresizlik yokmu sensizliğin verdiği
bu çaresizlik tüketiyor bütün umutlarımı. Yarın sen yine olacaksın
diye yaşama sevinci ve huzur olurdu içimde.şimdiyse seni tamamen
kaybetmenin korkusu… Ülkemdeyim. Beş yıl sonra ailemle birlikteyim.
Ailemi görmem ve onlarla birlikte olmam yüreğime tarifi imkansız
sevinçler doldurmuştu. Ama senin yokluğun hep vardı. Orada olduğum
sürece senin eksikliğini hissediyordum… Bir resmin vardı telefonuma
kayıtlı. Senden uzakta olduğum günlerde her gün o resme dakikalarca
baktım. Ancak bu şekilde biraz da olsa dizginleyebildim sana olan
hasretimi. Gecenin geç saatlerine kadar oturup seni düşünüyordum.
Uykusuzluğum yokluğundan kaynaklanıyordu. Yokluğun hüznü yüzüme
ve yüreğime getirmişti.
Nasıl imkansız bir sevdaydı bu; seni görmek yasaktı…Sevmek, dokunmak
yasaktı. Yasaklarla geçen bir yıl. Ne çok ağladım ben ikimize biliyormusun?
Nerden gelir ve neden tükenmezdi o gözyaşları. O yağmur gözyaşları
sana olan sevdamı büyüttü ve ayakta tuttu… Seni düşünmediğim an
yok. Gece çalışırken kendimleyim, yanlızım yani. İşte o anlarda
gözlerim dolar, sessiz sessiz içime akıtırım gözyaşlarımı. Gece
ve karanlık dinlerler ve ağlarlar benimle birlikte. Ne geceler geçti
sen olmadan, ne yaralar açıldı yüreğimde yokluğunla. Hangi bakış.
Hangi dokunuş saracak şimdi yaramı?
Başağrılarım o kadar çoğaldı ki artık duyarsızlaştım ağrıya karşı.
Artık ben yürüyen bir et yığınından ibaretim. Hislerimi kaybettim.
Duyamıyorum, göremiyorum ve dokunma hissimi kaybettim sanki. Yüzümdem
gülümsemem ve kahkaham çekip alındı zorla. Ne kadar anlamsızım ve
ne kadar uzak kendimden. Ben beni tanımıyorum. Sanki başka biri
oldum. Sessizliğe gömüldüm acılarımla. Bütün duygularıma, geceme,
gündüzüme anlam veren sendin. Tut, bırakma ellerimi ey kaderim.
Yoksa boğulacağım sensiz bu sensizlikler denizinde.
Gel ey esmer meleğim, gel ey uzak yıldızım. Gel ve dokun gözyaşlarıma
ve yüreğime. Sensiz öyle yıkık ki dünyam gel ve hayat ver bana…
Bu çaresizliğime bir son ver artık. Bekliyorum ve bekleyeceğim yüzyıllar
geçse de seni. Uzak yıldızlara da birgün ulaşılır. Çık gel yine
de umuduma umut katmak için. Ben buradayım, bıraktığın yerdeyim.
Sen benim kaderimsin yaşayacağım… Bekleyeceğim seni… Bekleyeceğim…
|