Tarih boyunca insanlık birçok şeye inanç duymuştur. Kimi zaman bu inanç; insanlığı tapmalara götürmüş, kimi zaman erdemin bir gerekliliği, kimi zaman da inanç yaşamın bir gereği olarak ifade bulmuştur. Her dönemde insanlık, farklı değişimlere inanç geliştirirken; inanç duyduğunu toplumda önemser hale getirmiştir. Bu bağlamda, bölgede önemsenip kutsal sayılan mekânlar ve ziyaretlere rastlamaktayız. Bu kutsal mekânların günümüze kadar önemsenip inanç duyulması, bu mekânların günlük yaşamda ne kadar önemli bir değere sahip olduğunun kanıtıdır. Kültürel bir miras olan bu kutsal mekânlar bölgemizde olduğu gibi Kovık köyünde de kültürel anlam teşkil eder. Kovık’ta insan yaşamında izler bırakan çok sayıda kutsal mekânlar bulunmaktadır. Bu mekânlara duyulan inanç, her dönem farklı bir şekilde biçimlenmişse de, özünde var olan saygıyı hiç bir zaman kaybetmemiştir. Kültürel bir değer olarak Kovık insanının yüreğinde bu, her zaman yer edinen değere ulaşmıştır. Kovıkta yaşayan her insanın duygu ve düşüncelerini ifade edişinde bu mekânların doğrudan olmasada dolaylı olarak bir etkisi vardır. Bir insanın günlük yaşamında doğruluğuna duyulan inanç, o insanın bu kutsal mekânlara duyduğu inaçla ve bu kutsal mekânların ismini anmakla sınanılır. Bu da gösteriyor ki Kovık’taki kutsal mekânlar Kovık halkının kültürel kimlik mirasıdır. Bu kutsal mekânları tanıtmak kültürel bir gerekliliktir. Ama ne yazık ki bunları tanıtırken gerçek özüne ulaşamıyoruz. Buda yazılı olmayan tarihi eksikliğimizden kaynaklanmaktadır. Tabiî ki bu mekânlar durup dururken kutsallaşmadılar. Insanlar bunları kutsallaştırdı. Ama niye yaptıkları hakkında açık bir bilgi edinemiyoruz. Edindiğimiz kadarıyla insanların yaşamında derin izler bırakmalarıdır. Insanların yaşamında kültürel bir inanç taşımalarıdır. şu ana kadar bu kutsal mekânlar hakkında söylenenler bir rivayet şeklindedir. Tabiî ki bu kutsal mekânların tarihsel bir geçmişi vardır. Bu tarihsel geçmişleri hakkında yeterince bir bilgiye sahip olmadığımızdan bunları yeterince tanıtma imkânı bulamıyoruz. Bundan dolayı kutsal mekânların ancak Kovık halkıyla birleşen kültürel yanıyla ele alıyoruz.
Golasar:
Kovık
köyünün kuzeyinde
bulunan, dağlık bir
bölgede yer alan, etrafı
çayırlıklarla çevrili
kaynak
göldür. Suyunun çok soğuk
olmasından dolayı bu isimle
anılır. Daha önce Golasar
çeşitli hayvanlara
barınakken şimdi yerini uzun
çayır otları
almıştır.
Yer yer bataklık durumundadır. Golasar
‘ın
kurumasının sebebi 80’li
yıllarda yapılan Varto’nun su
ihtiyacını karşılama
çalışmalarından ileri
geliyor. şuan Varto’nun içme suyunun
yaklaşık 3/2 ikisini
Golasar suyu karşılamaktadır. Golasar
kaynağının
bulunduğu yer, betonla kapalı durumdadır.
Golasar,
Varto’nun halkına bunca su vermesine
rağmen, kendini
ziyaret edenlere neredeyse şimdi bir damla su
verememektedir. Bu da Varto belediyesinin bir
çeşme
yapmayışından
kaynaklıdır. Yıllar boyunca
başta Kovık halkı ve Varto
halkı
arasında kutsal bir ziyaret olarak bilinen Golasar,
burada halk tarafından devamlı ziyaret edilir.
Ziyaretlerde adaklar adanılır, dilekler
dilenilir. Bu
ziyaretler bir aile tarafından olduğu gibi, toplu
olarak da yapılmaktadır. Yaz boyunca Golasar
ziyaretçilerin uğrak
mekânıdır.
Kışın karın çok
yağmasına karşın yinede ziyaret
edenler çıkar. Ayrıca
Hızır günleri (Xîlyas) olarak
bilinen şubat ayının
ikinci haftasında başta Kovik halkı
olmak üzere
çevredeki köylüler tarafından
Perşembe günü ziyaret
edilir. O güne halk arasında Xîlyas
denilmektedir. Bugün; sabah erkenden ilk yapılacak
iş Galosar’ı
ziyaret etmektir. Golasar’ı ziyaret ettikten sonra
köyde adaklar adanır. Misayîv (kan
kardeşlik) ler
birbirlerini ziyaret ederler. Birlikte akşam ceme
gidilir. Pir önderliğinde cem kurulur,
deyişler
söylenilir, semah dönülür, dualar
edilir. Küskünler
barışılır, yemek serilir,
niyazlar dağıtılır ve
dilekler dilenir.
Bu ziyaretler artık toplumsal yaşamın
bir
gerekliliği haline gelmiştir. Kovik
köyü dendiğinde
ilk akla gelen Golasar ziyaretidir. Gerek yurt
dışında
gerekse yurt içinde çeşitli
metropollere yerleşen
Kovik halkının, Kovik’a her
gelişlerinde Golasar’a
uğramadan dönmeleri söz konusu
değildir. Golasar’i
ziyaret edenler adaklar adarlar. Genellikle son
yıllarda Golasar’a yapılan ziyaretler
toplu olup daha
çok kültürel etkinlikler şeklinde
geçmektedir. Bu
kültürel etkinlikler bu yıl
yapılan Golasar festivali
ile kesin ve net bir anlam bulmuştur.
Şehîde Cîran:
şehide
Cîran Kovik köyünde bulunan bir
diğer kutsal mekandır. Iısminden de
anlaşıldığı gibi
(Cîran: Komşu) köyün şîpe denen
mevkinde yer alan bir
mekândır. Etrafı duvarla
örülü olup, bir mezar
anıttır. Şehîde
Çîran gerek köyün merkezinde
olması,
gerekse bulunduğu yerin yeşil ve
ağaçlı olmasından
dolayı hemen hemen yazın hergün orada
çay içen, kim
bağlayan, sohbet eden Koviklılar bulunur.
Özellikle
gençlerin uğrak yeridir. Koviklı
çocukların belkide
kutsal mekânıdır. Çocuk
olupta, sêva şehid (şehid
elması) yemeyen yoktur. Şehîde
Çîran’ı hemen hemen her zaman
birileri
ziyaret eder, bu rüyayı gördüm
diye Şehîde Çîran’a
niyazlar adanır. Ayrıca önemli kutsal
günlerde ziyaret
edilir. Sünnet olan Koviklı çocuklara
burası kirve
olunur. Kirve olunan çocuğun ailesi ziyarete adak
adar, ziyareti temsil eden bir taş
alınır ve bu
taşında ömür boyu
çocuğu koruyacağına
inanılır. Bu taş
ömür boyu saklanılır.
Kanîya Du Çirik:
Kovıklıların
iki
gözü iki çeşmesidir.
Gençlerin uğrak yeri,
sevdalıların kana kana içtiği
tatlı su çeşmesidir. Kimi zaman
yazın ot biçen
tırpancıların
vazgeçemediği mekândır. Kimi
zaman
kadınların
beravî(günlük temizlikleri)
yapmalarını,
yün ve yünlü malzemelerini
yıkadıkları temizlik
mekânı, kimi zaman da genç
âşıkların
buluştukları
hayat çeşmesi tasvirindedir. Kanîya Du
Çirik Kovikın Newala şîpe
dedikleri
mevkiye yakın, köyün bir
köşesinde bulunan, köy
tarafından kutsal olarak bilinen
çeşmedir. ısmini iki
taraftan akan sudan almaktadır.
Çeşmenin bir tarafında
köy dururken diğer tarafından Newala şîpe
akmaktadır. ılkbaharda karların erimesiyle
çeşme ve derenin suyu
artmaktadır. Ama yinede kışa
doğru Kanîya Du Çirik
suyunda fazla eksilme olmamaktadır. Yıllarca
durmadan
akan Kanîya Du Çirik Kovik
halkının duygusal duruşunun
bir simgesi durumundadır. Köylüler
tarafından her
yılın bahar aylarında her hangi bir
günde bu çeşmede
maddi ve manevi zenginlik suyunun aktığı
rivayet
edilmektedir. Yine Kanîya Du Çirik için
ziyaretler
edilip niyazlar adanmaktadırlar.
Bîya Zîyaret:
Bîya
Zîyaret’i yeni gençler pek
bilmesede eski koviklılar tarafından kutsal
sayılan
bir söğüt
ağacıdır. Köyün ilk
kurulduğu dönemden kalma
bir kutsal ağaçtır.
Köylüler tarafından
köyün
kuruluşunda bir ermişin diktiği ve
köyü simgelediğini
rivayet ederler. Köyün orta mahallesinde bulunan
Bîya
Zîyaret, yeşil bir alanda dikilmiş bir
ziyaret
ağacıdır. Yazın
kovikların gölgesinde oturdukları ve
sıcak çayın zevkine
vardıkları kutsal bir
mekândır.
Kovik
halkı tarafından ziyaret edilir, niyazlar
adanır. Kutsal günlerde ise
akşamları mumlar konulur
ve ışıklarla
aydınlanılır.
Şehîde Çala Zalmasî:
Kovik’ın kuzeyinde bulunan Hotan Mezrasının ve köy yaylasının arasında bulunan, etrafı duvarla örülü olan bir mezar anıttır. Ismini Zalmasî denen bir bitkinin çok yetiştiği bir alan adından almaktadır. Çoğu kutsal mekânlar gibi yüksek sayılabilecek bir tepededir. Şehîde Çala Zalmasî dağlık bir alanın heybetiyle Hotan Deresine gülümsemektedir. Özellikle yaylaya çıkan Varto köylülerinin uğramadan geçmedikleri bir kutsal mekân konumundadır. Köyden çok uzak olmasından dolayı özellikle yayla döneminde çok ziyaret edilir. Ziyaret edenler tarafından adaklar adanır.
Şehîde Bîngole (Şehîde Warê Şehîd) :
Şehîde
Bîngole
Kovik yaylasında bulunan ve ismi kovik yaylasına
verilen, etrafı duvarla çevrili anıt
mezardır. Kovik
halkının kalbini temsil eder. Yürek
dayanmaz Şehîde
Bîngole dediklerinde. Gözlerde yaş,
ağıtsal dramatik
bir tasvirdir yaşlı ninelerin gözlerinde.
Dengbêj
Kovik kadınlarının gece
karanlığına uzanan
nağmelerinde söylenir, Şehîde
Bîngole. Yaşlı dedelerin
anılarını süsler.
Çocukların yarınlara
açılan
toplumsal kültür mirasının en
açık kapısıdır Şehîde
Bîngole. Her Kovik çocuğu,
yetişkini, yaşlısı yayla
deyip de Şehîde Bîngoleyi
hatırlamadan yapamaz.
Yaylaya çıkmak demek Şehîde
Bîngoleyi ziyaret etmek
demektir. Kovik halkının yaylaya
çıkar çıkmaz
yaptıkları ilk iş sıcak
niyazı ile Şehîde Bîngoleyi
ziyaret edip, kutsanmaktır. Sıcak niyaz
affın ve
kutsamanın simgesi durumundadır. Dualar edilir,
dilekler tutulur. Yaylada geçen zamanla
bütün halk birlik olup Şehîde
Bîngoleyi ziyaret eder, adaklar
adar. Sıcak
yemekler serilir. Çocukların hiç
unutamadığı andır, her
yemekten bir tat almak. Ve belleğimize yazılan o
anı
unutmak mümkün değildir.
Ercan Günes